Perşembenin ışıkları büyük şehre göçenlere gel diyor


11-05-2019

Perşembenin ışıkları büyük şehre göçenlere gel diyor



Günseli Özen Haberi

Yeşille mavinin birbirinin içinde eridiği yerde, Karadeniz’de Perşembe’deyim. Bizi Pembe hanımın konağına götüren merdivenler başımı göğe kaldıracak kadar dik. Ancak beklememeli tırmanmaya başlamalıyız çünkü Perşembe’nin Pembe Hanımları, konakta bizi bekliyor. Anadolu Efes Sürdürülebilir Turizm ve Tarım Projelerinin yılmaz neferleri Kurumsal İletişim Müdürü Simge Abay ve Zümre Yıldırım ile davete icabet etmek için merdivenleri ağır ağır çıkıyoruz.  

Değerli dostum Celal Toprak da bencileyin köklerinden kopmayanlardan. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu Efes ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı iş birliğiyle Gelecek Turizmde kapsamında yürütülen pek çok proje var. Bunlardan biri de Malatya Aslantepe Höyüğünün UNESCO Dünya Mirası listesine alınma sürecini hızlandıran çalışmaydı. Celal Toprak ile birlikte projeye tanıklık etmiştik. Sanırım Toprak aklına o zaman aklına koydu ve “Neden Perşembe de bu projelerin içinde yer almasın?” sorusunu kendine ve Perşembelilere sordu.  

İş olanakları yaratarak tersine göçün de amaçlayan projenin adını aldığı “Perşembenin/Vonanın ışıklarını kadınlar yakacak” türküsünü rahmetli Kamil Sönmez’den dinlerdik. “Sakin Şehir” Perşembe’nin sürdürülebilir turizm kapsamındaki çalışmaları tutarsa ışıkları yeniden kadın girişimciler büyük şehre gidenler yolu bulsun diye yeniden aydınlatacak.

Gelecek gerçekten de turizmde

EGD Başkanı TGRT TV Ekonomi Müdürü Celal Toprak Gelecek Turizmde Projesine Perşembe’de nasıl hazırlandıklarını anlatıyor, “Karadeniz’in en eski kentlerinden biri olan ve birçok özelliğiyle kolayca öne çıkarabilecek bölgelerden biri Perşembe.

Şöyle ki; Karadeniz’in en eski yerleşimlerinden biri ve doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi birçok değeri de bünyesinde barındırıyor. Kent tarih boyunca farklı kültürlerden göç almış ancak yerleşiklerle göçerler uzlaştırma başarısını göstermiş. Hoşgörünün hakim olduğu bir birlikte yaşama kültürü gelişmiş.  Bir başka özelliği de doğal güzellikleri. Şelaleleri, yürüyüş rotaları gezginleri başka bir dünyaya taşıyor.

Önemli avantajlarından biri de yerel lezzetleri. Sağlıklı beslenme trendinde otların öne çıktığı bir dünyada Perşembe’nin doğal otlarının öne çıkması mümkün gözüküyor.

İşte bütün bu özellikleri dikkate alarak Perşembe’nin insanlarını özellikle de kadınlarını, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Anadolu Efes’in ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın desteklediği Gelecek Turizmde yarışmasına girilmesi için yüreklendirdik. Projede görev alan herkesin ilgi ve desteğiyle Perşembe’yi farklı bir noktaya taşımak için yola çıktık… İki önemli avantajı öne çıkardık; doğal güzelliklerin anlatılması ve doğal lezzetlerin tanıştırılması.

Düşüncelerin hayata geçmesi için bir mekan oluşturmakla işe başlandı. Pembe Hanım Konağı bu mekan arayışından ortaya çıktı. Şimdi artık Perşembe’de kadınların bir araya gelip yerel lezzetleri konuklara ikram edebildikleri bir mekânları var.”

Bir güzel insan Pembe Hanım sizi davet ediyor

157 basamaklı merdivenin neredeyse ortasında 81’inci basamakta Pembe Hanımın Konağı. Hani niyetlenip de tırmanmaya başladığınızda yazın sıcaktan, kışın rüzgardan nefesin tükendiği noktada. Perşembeli kadın girişimcilerin yöresel yemekler pişirerek servis edeceği otantik bir yer arayışında Pembe Hanım Konağı seçilmiş. Bence bu seçim tesadüf olmayacak kadar ilginç.

Birinci dünya savaşı yıllarında doğar Pembe Hanım ve eşi Halis Bey. Sevgi ve saygının eksik olmadığı konakta 7 çocuk dünyaya gelir. Pembe Hanımın doğa sevgisi konağın her yanını dolduran yasemin, gül, karanfil, zambak, aslanağzı, hüsnüyusuf, Japon gülü ve bahar dalında vücut bulur. Pembe hanım çok sevilir. Yardımseverliği ise dillere destandır. Merdivende yorulanlar onun ikramlarıyla nefeslenirler. Ailenin saygıdeğer lideri Halis Bey bu dünyadan göçüp gitmesine rağmen 60 yılı geçen ticari hayatında hala dürüstlüğüyle anılır. Pembe hanımla Halis bey ardı ardına göçerler bu dünyadan, güzelim konak ise bir süre sonra sessizliğe bürünür.

Projenin sembolü Pembe Hanımın Konağı çünkü Perşembeli kadınlar yöresel lezzetleri bu konakta pişirip servis edecekler. Bugün eski güzelliğine ve neşesine kavuşan konakta Pembe Hanım yaşarken konuk ağırladığı gibi ağırlama yapılacak. Ne dersiniz bu tesadüf olabilir mi?

Pembe Hanımın konukseverliği Perşembeli kadınlar için de yol gösterici olmuş. Projeye yeni konakların, yeni Pembe hanımların eklenmesi için ortak çaba gösteriliyor. Konakta hazırlanan atölye geçmişte yapılan ikramlardan ilham alıyor. Işıklar yeniden yakılıyor.

Konak, Perşembe’ye gelenlerin uğrayıp kuzine soba üzerinde pişen sıcak bir kase çorba içip yerel lezzetleri tadabileceği ve hatta isterse bu lezzetlerin paketlenmiş halini alıp götürebileceği bir lezzet durağı olacak.

Sürdürülebilir olması şart peki nasıl!

Proje kapsamında, Perşembe merkezde bulunan Pembe Hanım konağı, sürdürülebilir turizm kriterlerine uygun olacak şekilde bilgilendirme ve eğitim merkezine dönüştürüldü. Daha sonrasında bu konağın örnek bir pansiyona dönüştürülmesi hedefliyor. Konak, gelen ziyaretçilerin Perşembe hakkında bilgi alabileceği bir bilgilendirme noktası, yöre halkına yönelik eğitimlerin verileceği bir eğitim atölyesi ve aynı zamanda konağın yöre kadınlarının Perşembe’ye özgü otlardan yapılan yöresel yemekleri yapabileceği ve ziyaretçilere sunabileceği bir merkez haline getirildi. Bu kapsamda kadınların hazırladığı yöresel ürünler yine bu konakta satışa sunuluyor. Proje ile Perşembe için gezi rotaları oluşturulmuş.  Ziyaretçiler, Deneyim Rotası’nda mevsimine göre yöresel ürünlerin toplanmasını ve yöreye özgü el sanatları yapımını deneyimlerken, “Tarihi ve 

Kültürel Rota”da Perşembe’nin doğası, tarihi ve kültürüne yolculuk yapabilecekler.

Şimdilerde yapılan eğitim ve workshoplarla 300’e yakın kadın yerel lezzetlerin yapılmasında ortak bir dil oluşturdu ve ev pansiyonculuğu ve yerel lezzetlerin sunulması konularında eğitim aldı.

Perşembeye gittiğinizde görmeden dönmeyin!

Perşembe (CITTA SLOW) yani sakin kent unvanı taşıyor… Gelecek Turizmde projesi kapsamında kentin gezilecek görülecek tarihi ve turistik yerleri hazırlanmış. Kış mevsimindeyiz ama kulağınızda bulunsun Medreseönü Beldesi’nde denize girebilir, Çam Burnu Feneri’nde gemilere yol gösterip Aktaş Plajı ya da Çaka Kumsalında zaman geçirebilirsiniz.

Orijinal yapısını hala koruyan Efirli Camisi, bugün bir kuş cenneti olan Hoynat Tünelinin hemen yanında yer alan Hoynat Kalesini görmeden dönmemek gerek.  Kurtuluş Kalesi Romalılar zamanında yapımına başlanmış Bizans Döneminde yapımı tamamlanmış Fatih Sultan Mehmet zamanında onarımdan geçirilmiş. Bugün temelleri hala duruyor. Kurşunçal Ormanları ve Şelalesi bir doğa harikası. Yason Burnu Turizm Merkezi ise görülmeden dönülmemeli. Panaya Kilisesi zamana meydan okurcasına dimdik, Karadenizin rüzgarına direniyor.

Sevgili Simge Abay ve Sevgili Zümre Yıldırım proje kapsamında dokunduğunuz her yerde kadınların hayatında fark yaratıyorsunuz. Heyecanınız da enerjiniz de ve elbette bütçeniz de daim olsun.