Kadınlar Perşembe’nin Mutfağını Dünyaya açıyor


01-01-1970

Kadınlar Perşembe’nin Mutfağını Dünyaya açıyor



Ordu Perşembe'de Kadınlar işbaşında

Perşembe’de kadınlar bir araya gelmiş ve bu doğal güzellikleri ve yöremizi nasıl tanıtırız demişler, ancak bakmışlar ki ellerinde süper bir hazine var. Yenilenebilir otlardan oluşan inanılmaz Mutfakları. Sağlıklı beslenme ile yatıp kalktığımız bu günlerde işte size en sağlıklı mutfak diye yola koyulmuşlar. Ve gerçekten hem yörenin turizmine ciddi katkılarda bulunacak hem de sağlık beslenme konusunda çok önemli bir yol haritası olabilecek bir proje çıkmış. Bence asıl hikâye de burada başlıyor. Ekonomi Gazeteciler Derneği Başkanı Celal Toprak Ordu Perşembe’li. Memleketi için çok değerli bu projeye destek olmuş ve gerekli kurumlar nezdinde girişimlerde bulunarak bir takım destekleri de almış. İşte gerçek bir memleket sevdalısı diye buna denir. Doğduğumuz büyüdüğümüz yerlere ait vefa borcumuzu unutmadan oralara proje götürmek bence çok doğru bir davranış kendisini tebrik ediyorum.

Gastronomi Turları için Perşembe'nin neyi eksik

Ancak kısıtlı imkanlarla yürütülen bu projeye destek olmak lazım. Mesela ben henüz gitmedim perşembeye, bu doğal güzellikleri yerinde görmek organik ve doğal beslenme tarzıyla oluşturulan yemeklerinden tatmak ne güzel olurdu. Bu arada pembe hanım konağını gezmek vs. Bence herkes en kısa zamanda bu yöreye gitmeli. Emin olun hayatınıza bir anlam katacak. Özellikle vejeteryan ya da vegansanız ya da her türlü balığı yerim diyenlerdenseniz burası tam size göre. İşte Ordu'nun yöresel lezzetlerinden birkaç örnek: Kara lahana dolması (pancar sarması), kara lahana çorbası (pancar çorbası), Yalıköy köftesi, yağlı (pide), içli tava, keşkek, hamsi köftesi, yumurtalı sakarca, Tirmit Mantarı kavurması, hoşkıran kavurması, ısırgan yağlacı, fırın fasulyesi, patates kayganası, karayemiş kavurma, patates mıhlama, ceviz helvası, kabak muhallebisi, kuymak, yumurtalı sakarca, karayemiş kavurma, mısır ekmeği

Ben en kısa zamanda gideceğim. Ordu/Perşembenin tarihi güzelliklerini ören yerlerini ve yemeklerini çok kısa olarak tanıtmaya çalışacağım ve birazda projeden bahsedeceğim.

Projenin Adı “Perşembe'nin ışıklarını Kadınlar Yakacak”

https://www.persembeninisiklarinikadinlaryakacak.com/ sitesinde detaylı bilgiler var. İsteyen oraya bakabilir. Ancak projenin ana teması kadınlar ve mutfak; Perşembe’nin Mutfağı Kadınlara Emanet, ama zaten tüm Anadolu’nun mutfakları kadınlara emanet değil mi? Ama Perşembenin mutfağını dünyaya tanıtacak olan kadınlar burada işbaşında. Perşembe'de turizmin gelişmesi ve yerel lezzetlerin tanıtılmasına dayalı tüm farkındalık çalışmalarını da yine kadınlar yürütüyor.

Perşembe deyince Pembe Konak, ve Pembe Konak deyince da Perşembenin Mutfağı ve Kadınlar akla geliyor. Perşembe'nin Işıklarını Kadınlar Yakacak Projesi; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Anadolu Efes ortaklığında yürütülen Gelecek Turizmde kapsamında desteklenmektedir. Öncelikle bu projeyi kazandıran ve Karadeniz kadınına sahip çıkan ona güvenen ve emeği geçen herkese çok teşekkür etmek lazım. Bu proje Perşembe kadınını çok heyecanlandırdı ve geleceğe umutla bakmasını sağladı. Gerek burada verilen eğitimler, gerekse Perşembenin kadınlarıyla ilgili yapılan aktiviteler, Karadeniz Kadınının kendine olan inancını ve güvenini artmıştır.

Pembe Hanım Konağı;

Pembe Hanım Konağı kadınların Perşembede yaptıkları çalışmaların bir idolü bir sembolü olmuş durumda.  Nasıl ki Eyfel Kulesi Paris’i simgeliyor, Ayasofya Sultanahmet İstanbul’u temsil ediyorsa işte “Pembe Hanım Konağı” Perşembeyi ve kadınlarını temsil ediyor.

157 basamaklı bir merdivenin 81’inci basamağında girilen Pembe Hanım Konağı aslında bu projenin önemli sembollerinden biri. Yeniden restore edilen konakta vakti zamanında yani Pembe Hanım yaşarken konuk ağırlamak, insanlara ikramda bulunmak bir gelenekti.  Aslında şimdi yapılan bu ruhun yeniden canlandırılması. Pembe Hanım konukları ağırlamaya devam ediyor aslında bu proje ile. Ve Perşembe’nin Işıklarını yakmak için yola çıkan kadınlara Pembe Hanım bir örnek teşkil ediyor, yol açıyor. Projeye yeni konakların yeni Pembe hanımların eklenmesi için yol açıyor, yön veriyor. Pembe Hanım Konağı’nda hazırlanan atölye geçmişte yapılan ikramlardan ilham alacak. Pembe Hanımın ruhu bütün kente yayılacak… Perşembe’nin Işıklarını Kadınlar işte böyle yakacak. Konak Perşembe’ye gelen herkesin uğrayacağı kuzine soba üzerinde sıcak bir çorba içebileceği, yerel lezzetleri tadabileceği, isterse bu lezzetlerin paketlenmiş halini alıp götürebileceği bir nokta olacak.

Pembe Hanım pembe gülleri ile yardımseverliği ile bilinen tanınan bir güzel insan. Komşuları tarafından çok sevilen evine konuk gelen herkese ikramları ile bilinen bir lezzet ustası. Bahçesinde gülleri çiçekleri, evinde misafirperliği ile ünlü. Pembe Hanım’a konuk gelen herkese mutlaka bir ikramda bulunur. Hatta yemek yemeden kimseyi göndermezdi diyor onu tanıyanlar. Birinci dünya savaşının başladığı 1914 yılında ailenin en küçüğü olarak dünyaya gelen Halis ile savaşın son günlerinde 1919 ‘da güzeller güzeli olarak doğan Pembe 1938 yılanda evlenir ve Pembe Hanım Konağı bu evliliğin yuvası olarak kurulur.  Bu evde uzun ve mutlu birliktelik sürer. Sevgi ve saygı hiç eksik olmak Pembe Hanım Konağında. Bu evlilikten 7 çocuk dünyaya gelir. Pembe Hanım'ın doğa ve aşırı çiçek sevgisi evinin girişi pencereleri ve bahçesini çiçekler ile süsler. Akrabaları ve özelliklede mahalle komşuları, arkadaşları arasında mutena bir yer edinen Pembe hanım yardım severliği ile de takdir edilir.  Ailenin saygıdeğer evin reisi, Halis Bey’de 60 yılı geçen ticari hayatıyla ve kişiliğiyle dürüstlükte ve doğruluktan ödün vermez. 1993 yılında Halis Bey, 1995 yılında Pembe Hanım hakkın rahmetine kavuşarak bu dünyada hoş bir seda bırakır.

Perşembe ve Doğal Yaşam

Perşembe Ordu ilinin Tarihi çok eskilere dayanan ilçelerinden biridir. ilçe ve çevresi doğal güzellikleri ve kültürel dokusuyla görülmeye değerdir. Doğal bir koy olan bölge Kordon Tepe adı verilen bölgenin eteğinde kurulmuştur. Dünyanın en sakin şehirleri (Cittaslow) listesinde de yer almaktadır. Perşembe, eski adı ile İSKELE, Ordu şehrine 13 km. uzaklıktadır. Samsun-Trabzon karayolu üzerinde, bir sahil kasabasıdır. İsmi, Ordu satılmış nahiyesinde pazar perşembe günleri kurulduğu için pazar yerinin ismini almış. Önceleri bu yerin sahibi satılmış olduğundan ilçeye Satılmış da deniyordu.  1945 yılına kadar bir bucak iken aynı yıl, Vona kasabasının bulunduğu yerde ″PERŞEMBE″ adıyla ″İLÇE″ yapılmış ve Vona adı kaldırılmıştır. Perşembe’nin tarihi ordu yöresi, Selçuklular tarafından sınır boylarına yerleştirilmiş oğuzların bir kolu olan Çepniler tarafından Türkleştirilmiştir.  XIV. asırda yöreyi fetheden Türkmen bölüklerinden her biri vadilerden birine yerleşmiş; Vona yarımadası üzerindeki küçük vadiler üzerine Niyabet-ı Satılmış (Perşembe) kurulmuştur.

Burada bulunan Yason Kilisesi’nin bulunduğu yarımada, harika manzaralarıyla gezilmesi gereken yer olmayı hakkediyor. Kiliseyi 1869’da bölgede yaşayan Rumlar yaptırmış.

Sürekli bahsettiğimiz bir Doğal Yaşam var ya belki hepimizin ağzında. İşte bu yaşamın en natürel hali bu bölgede yani Perşembede bulunmaktadır. Toplumda ekolojik yaşam bilincini oluşturmak ve doğa ile uyumlu yaşamı desteklemek diye bahsedilen birçok projenin esin kaynağı olabilecek bir doğal yaşam var burada. Ekolojik denge bozulmamış,  yanlış uygulamalar sonucu kaybolmaya yüz tutmuş doğal dengeyi yeniden kurmaya gerek yok, var zaten. Tek yapılması gereken insana ve çevreye dost sistemler konusunda kişileri bilinçlendirmek ve buraları dünyaya tanıtmak. Bu ilçenin doğal yapısını ve kendine has özelliklerini ön plana çıkartıp, sahip çıkmak, buraların bir değer olduğunu yaşayanlara hissettirerek bu değerleri tüm dünyaya anlatmak.

Hoynat Adası ve Kalesi; Perşembe’deki en değerli tarihi yapıların arasında yer alır. İlçeye bağlı Ramazan köyünde bulunur. Hoynat Tüneli’nin yanında bulunan yapı çok eski tarihlerde gemicilerin sığınak ve deposu olarak kullanılmıştır. Hoynat Tüneli’nin konumlandığı burun oldukça güzel bir alandır. Üzerinde martı ve karabatak kuşları yaşar.

Perşembe'nin Mutfağına ait 1-2 örnek

Perşembe'nin doğası kadar mutfağı olağanüstüdür. Bölge insanı otla çok iç içe olduğundan sebzeyi çok severler. Mutfakları yemyeşildir. Veganların ve vejeteryanların bu bölgeyi keşfetmesi lazım. Sağlıklı yiyecekler konusunda akla hemen Karadeniz ve Perşembe mutfağı gelmesi lazım.

Ordu yöresine ait keşkek

Malzemeler

2 kg Keşkeklik Buğday

1,5 kg Tavukgöğsü

500 gr Kuru Fasulye

2000 gr Tereyağ

İsteğe bağlı tuz

Keşkek Yapılışı

2 kg keşkeklik buğdayı üzerini geçecek su ekleyerek akşamdan ıslatılır. Diğer taraftan 500 gr fasulye de üzerine geçecek kadar su eklenerek geceden ıslatılır. Sabah hem fasulye hem de keşkeklik buğday tencereye üstlerini geçecek kadar su eklenerek pişirmeye başlanılır. Diğer yandan tavuk etleri haşlanıp kemiklerinden ayırılarak küçük parçalara ayırılır. Sonra fasulye ve buğdayın üzerine eklenir. Son olarak tüm malzemeler boza kıvamına gelene kadar pişirilir. Üzerine tavada eritilen tereyağını ilave edilerek Servis yapılır.

Göncü Pancarı

Malzemeler

1 demet karalahana (Pancar)

1 adet patates

1 adet kuru soğan

2 domates

1 baş sarımsak

1 yemek kaşığı domates salçası

1/2 demet yeşil kinzi

1/2 demet maydanoz

1 çay bardağı bulgur

1 çay bardağı mısır unu

1 adet acı biber

1 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

Lahanaları yıkayıp saplarından elimizle kalın koparırız. Geniş tencerenin içine pancarla su bir taşım kaynatılır pancarın acı suyu süzülür. Diğer tarafta bulgur, patates, soğan dörde bölünür, maydanoz, yeşil kinzi, domates, sarımsak, acı biber doğranır. Malzemeler suyu süzülen pancarın üzerine koyulup özleşene kadar pişirilir. Piştikten sonra mısır unu ilave edilerek tahta kepçeyle iyice ezilir. Tuz ilave edilir. Ayrı bir tavada domates salçası tereyağı ile kavrulur. Pişen pancarın üzerine ilave edilerek sıcak olarak servis edilir.

Kısa bir Karadeniz Mutfağı tanıtımı

Kısa diyorum, çünkü Perşembe ve proje ile ilgili bilgiler verince yazı biraz uzadı. Ama daha geniş bir şekilde Karadeniz Mutfağı yazım olacak inş. Karadeniz Mutfağını epeydir yazmak istiyordum. Ama malumunuz işte Güneydoğulu olmam dolaysıyla öncelik doğu ve güneydoğu mutfaklarına kaydı. Ama lezzet olarak çok önemsediğim Karadeniz Mutfağının bende ayrı bir yeri vardı. Askerliğimi Trabzon Boztepe de yaptım. Gerek hafta sonları gerekse hafta içleri de çarşı iznine çıktığım zamanlarda Karadeniz yöresine ait lezzetleri tatmaya bayılırdım. Belki Asker, Anne yemeğini özler tadında bir his miydi bilmiyorum ama inanılmaz lezzetli geliyordu bana. Ama sonradan yaptığım araştırmalar Karadeniz Mutfağında hakim unsurun Kadınlar olduğunu gördüm. Zaten Öyle değil midir? En güzel yemekleri anneler yapar. Bir mutfağa kadın eli değdi mi farklı olur. Belki tüm mutfaklar için bu söylense de Karadeniz Mutfağı için daha bir belirgin söylenmeli diye düşünüyorum.

Çok ufak farklarla da olsa Karadeniz Mutfağı hep aynı belirgin özelliği taşır. Yani Bitkisel ve balık ağırlıklıdır.

Rize Bölgesi Yemekleri; Etli Kara Lahana Sarması, Mısır Ekmeği, Laz Böreği, Kara Lahana Çorbası, Turşu Tavalı Muhlama, Zeytinyağlı Kara Lahana Sarması, Kuru Fasulye, Hamsi Çorbası, Hamsi Pilavı, Hamsili Ekmek, Kabak Sütlacı, Pekmezli Asude, Termoni, Kotniyar 

Trabzon Bölgesi Yemekleri; Trabzon Pidesi, Akçaabat Köftesi ,Mısır Ekmeği, Hamsi Kuşu, Hamsili Pilav, Lahana Kavurması, Hoşmerim, Kaygana, Kuymak, Etli Lahana Sarması

Artvin Bölgesi Yemekleri; Hınkal, Çergebaz, Pileki Ekmeği, Mantılı Süt Yemeği, Isırgan Otu Çorbası, Bişi, Ballı Lokum, Püşürük Çorbası, Karalahana Sarması, Elma Yemeği, Silor Tatlısı, Boran, Peynir Tavalama

 Ordu Bölgesi Yemekleri; Fındık Çorbası, Karalahana Sarması, Çorbası, Yalıköy Köftesi, Hamsi Köftesi, Ceviz Helvası, İçli Tava, Kabak Muhallebisi, Keşkek, Hoşkıran Kavurması, Patates Kayganası, Patates Mıhlaması

Talip Bayram Haberi